ihtivâ


ihtivâ
(A.)
[ اﻮﺘﺣا ]
içerme.
♦ ihtivâ etmek içermek.

Osmanli Türkçesİ sözlüğü . 2015.

Look at other dictionaries:

  • ihtiva — is., Ar. iḥtivāˀ İçine alma, içinde bulundurma, içerme Atasözü, Deyim ve Birleşik Fiiller ihtiva etmek …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • IHTİVA' — Kendini aç bırakmak …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • İHTİVA — İçinde bulundurmak, içine almak, hâvi olmak, şâmil olmak. Bir şeyi toplamak ve korumak …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • ihtiva etmek — içine almak, içinde bulundurmak, içermek, kapsamak Temel hak ve hürriyetler kişinin ... ödev ve sorumluluklarını da ihtiva eder. Anayasa …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • ihtiva etmek — içermek; kapsamak; içine almak; içinde bulundurmak …   Hukuk Sözlüğü

  • MUHTEVÎ — İhtivâ eden. Bir yere toplayan. İçine alan. Kaplayan …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • TAZAMMUN — İhtiva etmek. İçine almak. İçinde başka şeyleri havi olmak. Muhit olmak. * Tazmini kabul etmek. Kefil olmak. * Man: Lâfzın, mevzuu olduğu mânanın cüz üne delâlet etmesi …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • ihtív — a o prid. (ȋ í) ihtav: ihtiva maščevalnost, nestrpnost / govoril je z ihtivim glasom / postala je zelo ihtiva ihtívo prisl.: ihtivo se ga je oklepala …   Slovar slovenskega knjižnega jezika

  • balast yem — is. Çok büyük miktarda ham selüloz ve dolayısıyla yoğun yemlerden çok daha düşük sindirilebilir besin maddeleri ihtiva eden, hayvanlara tokluk hissi vermek amacıyla kullanılan yem …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • ehliyet — is., Ar. ehliyyet 1) Sürücü belgesi 2) Ustalık, uzluk Üstat, ehliyetin son olgunluk merhalesini ifade ettiğinden yaş, baş ve sakal mefhumlarını da ihtiva ederdi. A. Haşim Birleşik Sözler ehliyetname ağır vasıta ehliyeti …   Çağatay Osmanlı Sözlük